Dönmenin Buruk Sevinci

Uzun günlerin ardından dönüş yaşayan leylekler gibiyim. Ama kuş gribinden ötürü, üzgün insanlığa kırgın bir yanımda yok değil bu dönüşte. Eskiden, o buzulların hala diri, hala soğuk ve katı olduğu dönemlerde içim içime sığmazdı bu dönüş günlerinde. İnanılmaz bir seyahat olurdu. Şimdilerde ise içi boşaltılmış bir göçü, göç mağdurları gibi yaşamanın burukluğu var. Elimizde kalan bir bu vardı. Artık bu da bizi tatmin etmiyorsa, tutunmalı mı daha fazla, yoksa alışmalı mı soğuğa ve göçmemeye? Varsın kısırlık baş göstersin. Bu dünyaya, acınası ve insan denen canlıların bitirdiği bu dünyaya bir leylek daha kazandırsam ne olur kazandırmasam ne?

Güz dönümleri, baharlar ne de güzel karşılanırdı. Lak lak ettik mi, insanlar sevinirdi eskiden. Neye sevineceklerini bile bilmiyorlar artık. Gelecek çok mu karanlık?

Bir leyleğin ömrü iki lak lak dedikleri, ne eski bir fısıltı şimdi. Atalarının miraslarına bile sahip çıkamadı bu yeni nesil. Bu güruh. İçi boş ve her şeyi emilmiş bir yaşamı tadan. Değer vermeyi bilmeyen ve değer görmeyen. Sokakta koşturup, mahvolmamış güzelim dünyayı tanımayan, tanısa da umursamayan, geçmişi hatırlamayan, gelecekten umutsuz, kendinden bezmiş, ruhu yitmiş bu neslin.

İyi ki geçmişler geçmişte kalmış. Yoksa ne çok acı var onlar için bu zamanda. Ne çok hüsran bu hazanda. Ne bir sıcaklık, ne bir ışık bu baharda.

Güzel günler göreceğiz, güneşli günler diyen şair iyi ki buralarda değil artık. Bu solgun ve renksiz yaşamda İstanbul’a baksaydı eğer, bir taş otururdu böğrüne. Bir acı yakardı bağrını. Ve bir ateş dağlardı yüreğini.

Uçmak öylesine uzak diyarlar üstünden ve dönmenin sevinci. Gezip görmenin ve anlatmaya heveslenmenin hazzı. Yukardan yaşamak yeryüzünü bir göç zamanı ve tadına bakmak esen rüzgârların, ısıtan güneşin. Ardındansa gelip bulamamak anlatacak kimseyi. Hevesinizin kursağında kalması ne acı.

“Kendimizi bulmak,
eski bir pırpırla
kıyıdan kıyıya
uçmaya benzer:
önümüzde fırtınalar vardır,
ancak bir kez başladığımızda,
geri dönmek için
çok geçtir artık.”
Richard Bach

06.03.2007

Hiç yorum yok: