Aslında Hiç Olmadı
25.01.2012
Umut
Seni ilk gördüğüm andan beri aklımdasın. Yaşadıklarım ya da yaşadıkların önemli değil.
Bende bolca sünger var, senin geçmişin için bile.
Yeter ki beni sev ve iste.
Senden vazgeçmek istemiyorum.
Aklımdaki sensin. Sözcüklere dökemesem de hislerimi.
Hissetmişsindir hareketlerimden. Yıllardır tanırsın beni.
Seni sevdim ben.
Yürekli değildim evet. Savaşmak için bu hayatta Don Kişot değilim.
Belki yel değirmenlerimi görmezden geldim ve sen bu yüzden hep kırgın ve kızgınsın bana.
Çizdiğin farklı yolda bana da yer ver.
Ve bırak da anne kucağındaki bebek gibi huzur bulayım sende.
Umut ver bana.
18.06.2008
Bizansen
günün kovaladığı sincaplar gibi.
Hüznüm, yüzüme yansıyan güneş ışığında hayat bulur,
biten geceyi müjdeleyen.
Sakız ağaçları kucak açmaya hazır bize halen.
Cıvıltılı kuşlar ve bembeyaz papatyalar eşliğinde izlemek seninle bulutların reveransını.
Mızıka çalan bir çekirge gibi, çocuk gönüllerimiz.
Müzik, dans, tutku ve biz.
12.05.2008
Oğlum
Yürek çarpıntısıdır insanın çocuğu
Adını Deniz koymam o yüzden
Gelgitlerin anavatanına ithafen.
27.03.2008
Yalnız Değilsindir Aslında
yalnız değilsindir aslında
kızgın güneş sırtına
kumsalda kumlar ayaklarına eşlik etmektedir.
ve deniz sarmaktadır maviliğiyle dört yanını.
bakışlarını doldurup aklını boşaltarak o anı unutturur sana.
ve ben seni bu kareden görmekteyimdir.
yanında olduğumu bilmediğindendir;
hüzünle büktüğün boynun ve denizle doldurmaya çalıştığın bakışların.
ben bu kareden ve düşlerle erişmekteyim sana oysa.
ve sen aslında asla yalnız değilsindir.
arkandaki ayak izleri sadece gidenleri değil gelecek olanları da işaret eder.
yalnızca dinlendirilmektesindir dostlarınca.
her an kapın çalabilir.
13.12.2009
Dip
Zaman. Tutsaklaştırıyor insanı. Sürgünde gibi. Sonsuz sükûnet. Yalnızca kafandaki sesler eşlik eder oluyor. Kararsızlık ve anılar. Acılarla birlikte gözlerinin önünde dans ediyor. Her karartı kendini önemsetmeye ve bir o kadar da acı çektirmeye çalışıyor. Yönetmenin yanlışlığını tartışıyor. Önüne koyuyor. Eğip büküyor. Suskunlar dilleniyor. Kadere isyan. Çaresizlik. Elinden geldiğince müdahale edinebilmenle yetiniyorsun. Aslında hiçsin. Demir parmaklıklar bile yok oysa. Çok görülmüşler. Gökler gri. Bulut bulut. Şekiller anıların oluyor yeniden. Her seferinde. Ne yapsan kaçamıyorsun. Kaçış roman kahramanı. Özenilen. Aranılan. Uyanış uzak. Kahredip duruyorsun. Herkes uzak. Her şey uzak. Başkalaştırılmışlık. Yalnızlaştırılmışlık. Uzaklaştırılmışlık. Ve daha birçok mışlıklar içinde buluyorsun kendini aynadaki her aksinde. Aynalar daha da uzak. Arkanı dönüp gidiyorsun. Yüzüne bakmaya yüzün yok. Küçük sevinçlerle kandırıyorsun kendini. Kendi ağını örüyorsun. Hayatının örümceği sen oluyorsun. Son öpücüğü veren sen oluyorsun. Kendi ölümün oluyorsun. Ölüm bütün anılarda direnen tek ortak nokta oluyor. Silkeleniyorsun. Bütün anılar ölüme çıkıyor. Mutlu sonlara özeniyorsun. Özlüyorsun. Öykünüyorsun. Anıları değiştiriyorsun. Ama onlar değişmiyor. Yalnızca kendini kandırıyorsun. Sağlıklı düşünemiyorsun. İlaçlar kurtarmıyor. İntihar çantanda bir sürü çeşit var. Yetmiyor. Anlamak zor geliyor. Geriye dönememek. Değiştirememek. Saplanıp kalmak. Yakıcı. Boğuyor. Boğazın kuruyor. Perişanlık. İsyan ve feveran. İlgisiz, nedensiz bakışlar. Acele acele uzaklaşan adımlar. Gereksiz bir bekleyiş. Tatsız tuzsuz günler. Acısallık. Kanıksamışlık aynı zamanda. Beklentisizlik. Kemikleşmeden oluşmuşluk. Hamlık. Çöküş. Peş peşe gelen darbeler gibi ağaç kabuğuna baltadan. Önüne düşüyor her günün. Ve sen ardına bile düşmüyorsun. Vazgeçmişlik. Her yanı sarıyor. Soluk sarı bir hayatın sayfaları. Çevirip çevirip duruyorsun. Döner plak gibi. Aynı şarkıyı dinler gibi. Başladığın kitabı bitirememek gibi. Görüp de bakmamak gibi. Hınçlı ama gailesiz. Buruk her şeye herkese. Tastamam teslim. Zirveyi düşünüyorsun. Oradaydın. Orada olmak. Oradalık. Biliyorsun. Dipte durmak sonunda. Çakılmak. Toslamak. Çekilmek köşene. Dağınık ve derbeder. Farklı bir hayatı yaşar gibi. Gözlerini açmaktan korkmak. Kesif bir yalnızlık. Kesif bir soğuk. Kesif bir sis. Kesif bir sessizlik. Bütün kesifliklerin içinde kalmak. Hatta yer bulamamak aralarında. Sıkışmak. Hepsinin seni sarması. Kaçamamak. Parmaklıklara sarılmak. Yalnız kalmamış olmak için. Kaçmak için değil. Soğuğu hissetmek için. Hüznü. Yalnızlığı. Hatırlamak için. Unutmak istemene rağmen. Unutamamak. Gözyaşı.
26.11.2009
...
sahil kasabasında, içinde şenlik olan yalnız bir adam. yürümektedir bir kıyıdan diğerine. ulaşabileceği tek şey bir kıyıya ulaşmanın mutluluğudur. yalnızdır. anısına birilerinin, dikilmiş her heykel gibi. gelip geçenleri seyreden, boş ve koca meydanlardan ya da ıssız koylardaki tekneleri.
her ânı bir fotoğraf karesi niteliğinde. susuz, kurak, güneşli, yalnız. bazen pembe, bazen turuncu. gözlerindeki küçük parıltı hariç sönük. neyi yitirdiğini unutmuş gözleri de. kırış kırış bir surat. detaylı bir burun. küçük, çekilmiş bir ağız. sivri bir çene. beyaz-gri saçlar. hafif sakal. aramaktadır unuttuğunu. ya da unutmaya çalışmakta aradığını.
bir şeyleri aramak isteyip de aramaman gerektiğini bilmek. özlemin, hasretin yasaklılığı. mutluluğun erişilmezliği. zamanın kayıp gidivermesi. keder…
30.09.2009
Pasifik
Ruh askımı yitirdim,
Hüznüm, miğferim gibi…
Biter mi bu savaşlar?
Kahve tonunda gidişim.
Iska geçtim hayatı
Soğuk iliklerimde büyüdü
Çocuk sesleri kulağım
Abes sözcükler zamansız.
Mutluluk koşar adım
Martılar firari
Kıyısındayım Atlantis’in
Lili Marleen dinliyorum.
28.11.2008
